Komşum Tarafından Taciz Ediliyorum, Hukuki Yollar Neler?

Komşum Tarafından Taciz Ediliyorum, Hukuki Yollar Neler?

Ev, insanın en temel güvenlik ve huzur alanıdır. Günün yorgunluğunu attığı, ailesiyle vakit geçirdiği, özel hayatını özgürce yaşadığı bu alan, dış dünyanın tehditlerinden korunması gereken bir sığınaktır. Ancak bazen bu sığınak, en yakınımızdaki kişiler tarafından – komşularımız tarafından – yaşanmaz hale getirilebilir. Komşu tacizi, yalnızca gece geç saatlerde duyulan rahatsız edici bir gürültüden ibaret değildir; sürekli izlenme, tehdit edilme, özel alanın ihlal edilmesi, psikolojik baskı ve hatta fiziksel saldırıya varan çok boyutlu bir hak ihlalidir. Bu tür bir durumla karşı karşıya kalan birey, kendi evinde hapsolmuş, çaresiz ve yalnız hissedebilir. Türk hukuku, komşu tacizi karşısında bireyi korumasız bırakmaz. Aksine, Anayasa başta olmak üzere, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK), 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK), 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK), 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK), taciz mağduruna çok sayıda hukuki koruma mekanizması sunar. Bu mekanizmalar, failin cezalandırılmasından mağdurun korunmasına, uğranılan zararın tazmininden idari para cezalarına kadar geniş bir yelpazeye yayılır.

Bu rehber, komşu tacizine maruz kalan bir bireyin Türk hukukunda sahip olduğu tüm hakları, başvurabileceği tüm yolları ve atması gereken adımları, ilgili kanun maddelerine, Yargıtay içtihatlarına ve Anayasa Mahkemesi kararlarına dayanarak kapsamlı bir şekilde açıklamaktadır. Amaç, size yalnızca teorik bilgi vermek değil; bu zorlu süreçte elinizin altında bulunacak, adım adım izleyebileceğiniz pratik bir kılavuz sunmaktır.

BİRİNCİ BÖLÜM

1.1. “Taciz” Kavramının Hukuk Dilinde Karşılığı

Gündelik dilde “taciz” kelimesi, rahatsız edici, bunaltıcı, huzur kaçırıcı her türlü davranışı ifade etmek için kullanılır. Hukuk dilinde ise “taciz” kavramı, failin gerçekleştirdiği eylemin niteliğine ve koruduğu hukuki değere göre farklı suç tipleri ve hukuka aykırı fiiller altında değerlendirilir. Komşu tacizi, aşağıdaki suç ve hukuka aykırı fiillerden bir veya birkaçını oluşturabilir:

Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma (TCK m. 123): Sırf rahatsız etmek amacıyla ısrarlı telefon etme, gürültü yapma veya benzeri davranışlarda bulunma.

Tehdit (TCK m. 106): Kişinin kendisine veya yakınına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle korkutulması.

Hakaret (TCK m. 125): Kişinin onur, şeref ve saygınlığını rencide edici söz veya davranışlar.

Özel Hayatın Gizliliğini İhlal (TCK m. 134): Kişinin özel hayatının gizliliğinin, konutuna veya üzerinde tasarruf ettiği özel alana müdahale yoluyla ihlal edilmesi.

Cinsel Taciz (TCK m. 105): Cinsel amaçlı olarak kişiyi rahatsız edici söz, davranış veya temaslarda bulunma.

Mala Zarar Verme (TCK m. 151): Kişinin taşınır veya taşınmaz malına kasten zarar verme.

Bu suç tiplerinin her biri, farklı unsurlara ve farklı yaptırımlara sahiptir. Taciz eylemi, çoğu zaman bu suçların birkaçını birden içerebilir. Örneğin, komşunuz size bağırarak küfür ediyor (hakaret), sizi dövmekle tehdit ediyor (tehdit) ve gece yarısı kapınıza vurarak gürültü yapıyorsa (huzur ve sükunu bozma), üç ayrı suç tipi birden oluşmuş demektir.

1.2. Komşuluk Hukuku ve Katlanma Yükümlülüğü

Türk Medeni Kanunu’nun 737. maddesi, komşuluk hukukunun temel ilkesini düzenler: “Herkes, taşınmaz mülkiyetinden doğan yetkilerini kullanırken ve özellikle işletme faaliyetlerini sürdürürken, komşularını olumsuz şekilde etkileyecek taşkınlıklardan kaçınmakla yükümlüdür.” Bu hüküm, komşular arasındaki ilişkilerde karşılıklı saygı ve hoşgörü yükümlülüğünün yasal temelini oluşturur. Bununla birlikte, her rahatsız edici davranış “taciz” olarak nitelendirilemez. TMK m. 737, “taşkınlık” kavramını kullanır. Taşkınlık, yerleşim yerinin özelliklerine, mahalli âdetlere ve toplumsal yaşamın olağan akışına göre, katlanılması beklenemeyecek düzeydeki rahatsızlıkları ifade eder. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin yerleşik içtihadı uyarınca, “komşuluk hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklarda, katlanma sınırının aşılıp aşılmadığı, somut olayın özelliklerine, tarafların menfaat dengesine ve hakkaniyete göre belirlenir.”

Örneğin, bir apartman dairesinde yaşayan bir ailenin gündüz saatlerinde çocuk sesi çıkarması, olağan yaşam faaliyetleri kapsamında değerlendirilebilir ve buna belirli bir ölçüde katlanmak gerekebilir. Ancak gece saat 02:00’de yüksek sesle müzik dinlemek, her durumda katlanma sınırını aşar ve hukuka aykırı bir eylem oluşturur.

İKİNCİ BÖLÜM

2.1. Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçu (TCK m. 123)

TCK’nın 123. maddesi, komşu tacizinin en sık karşılaşılan hukuki dayanaklarından birini oluşturur. Madde metni şu şekildedir:

“Sırf huzur ve sükununu bozmak maksadıyla bir kimseye ısrarla; telefon edilmesi, gürültü yapılması ya da aynı maksatla hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulması halinde, fail hakkında üç aydan bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.”

Bu suçun oluşabilmesi için üç temel unsur gereklidir:

Fail, eylemini “sırf huzur ve sükunu bozmak maksadıyla” gerçekleştirmelidir. Başka bir amaç güdüyorsa bu suç oluşmaz. Örneğin, bir hakkını almak için bağıran kişi bu suçu işlemiş sayılmaz; ancak sırf komşusunu rahatsız etmek için gece yarısı duvara vuran kişi bu suçu işler. Eylem, bir defaya mahsus olmamalı; tekrarlanan, süreklilik arz eden bir nitelik taşımalıdır. Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin 2021/14562 Esas, 2022/8976 Karar sayılı kararında, “Sanığın, katılanı rahatsız etmek amacıyla birden fazla kez zile basması ve bağırması eylemlerinin, ısrar unsurunu oluşturduğu” belirtilmiştir. Telefon etme, gürültü yapma veya benzeri hukuka aykırı bir davranış bulunmalıdır. “Gürültü” kavramı, yalnızca yüksek sesle müzik dinlemekten ibaret değildir; kapıya vurmak, zemine sert cisimler atmak, sürekli olarak zile basmak gibi eylemler de gürültü kapsamında değerlendirilir.

2.2. Tehdit Suçu (TCK m. 106)

Komşunuz size zarar vereceğini söylüyorsa, TCK’nın 106. maddesinde düzenlenen tehdit suçu gündeme gelir. Maddenin birinci fıkrası, “Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır” hükmünü içerir. Tehdit suçunda, tehdidin sözlü, yazılı, elektronik ileti yoluyla veya davranışla yapılması arasında fark yoktur. “Seni öldüreceğim”, “Evinin camlarını indireceğim”, “Seni bu mahallede yaşatmayacağım” gibi ifadeler açık bir tehdit oluşturur. Daha örtülü ifadeler de, somut olayın özelliklerine göre tehdit olarak değerlendirilebilir.

Suçun nitelikli halleri TCK m. 106/2’de düzenlenmiştir. Silahla, kimliğini gizleyerek veya birden fazla kişiyle birlikte tehdit durumunda ceza artırılır. Ayrıca, tehdit suçu şikâyete bağlı değildir; savcılık, suçun işlendiğini öğrenir öğrenmez re’sen soruşturma başlatmakla yükümlüdür.

2.3. Hakaret Suçu (TCK m. 125)

Komşunuz size küfür ediyor, aşağılayıcı sözler söylüyor veya onur kırıcı davranışlarda bulunuyorsa, TCK m. 125 kapsamında hakaret suçu oluşur. Kanun, hakareti “kişinin onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek somut bir fiil veya olgu isnat etmek veya sövmek” olarak tanımlar. Üç aydan iki yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür.

Hakaret suçu, kural olarak şikâyete bağlıdır. Mağdurun, fiili ve failin kimliğini öğrendiği tarihten itibaren altı ay içinde şikâyetçi olması gerekir. Bu süre hak düşürücü niteliktedir; geçirilmesi halinde şikâyet hakkı düşer. Bu nedenle, komşunuz tarafından hakarete uğradığınızda vakit kaybetmeden şikâyetçi olmanız hayati önem taşır.

2.4. Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu (TCK m. 134)

Komşunuz sizi sürekli olarak izliyor, evinizin içini gözetliyor, pencerenizden içeri bakıyor veya özel yaşam alanınıza müdahale ediyorsa, TCK’nın 134. maddesindeki özel hayatın gizliliğini ihlal suçu gündeme gelir. Madde, “Kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal eden kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır” hükmünü içerir. Gizliliğin görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle ihlal edilmesi halinde ceza artırılır.

2.5. Cinsel Taciz Suçu (TCK m. 105)

Komşunun eylemleri cinsel amaç taşıyorsa, TCK m. 105’teki cinsel taciz suçu oluşur. Bu suç, “bir kimseyi cinsel amaçlı olarak rahatsız eden” davranışları cezalandırır. Sözlü, yazılı veya fiziksel olabilir. Üç aydan iki yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür. Suçun vücut dokunulmazlığının ihlali suretiyle veya kamu görevinin sağladığı kolaylıktan faydalanarak işlenmesi halinde ceza ağırlaştırılır. Cinsel taciz suçu, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlardandır.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

3.1. Delil Toplamanın Hukuki Önemi

CMK’nın 217. maddesi uyarınca, hâkim, yalnızca hukuka uygun şekilde elde edilmiş delillere dayanarak karar verebilir. Bu nedenle, delillerin hukuka uygun yöntemlerle toplanması, davanın başarısı için belirleyicidir. İspat yükü, kural olarak iddia sahibine, yani mağdura aittir (TMK m. 6). Taciz eylemlerinin ispatı, doğası gereği zor olabilir; zira fail, eylemlerini genellikle tanık olmayan ortamlarda veya sözlü olarak gerçekleştirir. Bu nedenle, sistematik ve bilinçli bir delil toplama süreci yürütmek şarttır.

3.2. Delil Çeşitleri ve Toplama Yöntemleri

a) Dijital Deliller

Günümüzde taciz eylemlerinin önemli bir kısmı telefon, mesajlaşma uygulamaları, sosyal medya veya e-posta yoluyla gerçekleşmektedir. Bu tür dijital delillerin toplanması ve saklanması sırasında dikkat edilmesi gereken hususlar şunlardır:

  1. Ekran Görüntüsü: Tehdit veya hakaret içeren mesajların ekran görüntüsünü, tarih ve saat bilgisi görünecek şekilde alın. Ekran görüntülerini bulut depolama hizmetlerinde veya harici bir bellekte yedekleyin.

  2. Ses Kaydı: Tehdit sözlü olarak yapıldıysa, mümkünse ses kaydı alın. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2019/234 Esas, 2021/567 Karar sayılı kararına göre, bir suçun ispatı amacıyla, hukuka aykırı bir müdahale olmaksızın alınan ses kayıtları hukuka uygun delil sayılır. Ancak, başkalarının özel hayatını ihlal edecek şekilde gizli kayıt yapmaktan kaçının.

  3. Güvenlik Kamerası: Evinizin önünde veya apartman girişinde güvenlik kamerası varsa, taciz anlarını gösteren kayıtları talep edin ve bir kopyasını alın.

  4. Çağrı Kayıtları: Telefonla yapılan tacizlerde, operatörünüzden çağrı dökümü (HTS raporu) talep edebilirsiniz. Bu rapor, taciz eden numaranın sizi hangi tarih ve saatlerde, kaç kez aradığını gösterir.

b) Fiziksel Deliller

Taciz, mala zarar verme boyutuna ulaştıysa (örneğin kapınıza, arabanıza, çiçeklerinize zarar verilmişse), bu fiziksel delilleri mutlaka belgeleyin. Zarar gören eşyanın fotoğraflarını çekin, onarım faturalarını saklayın ve mümkünse olay yerini olduğu gibi muhafaza ederek polisi çağırın.

c) Tanık Beyanları

Taciz anında orada bulunan veya tacizi duyan komşularınız, apartman görevlisi, site güvenliği gibi üçüncü kişilerin tanıklığı, davanın seyri açısından son derece değerlidir. Tanık bulma ve beyanlarını toplama sürecinde şu adımları izleyin:

  1. Potansiyel tanıkları belirleyin ve onlarla birebir görüşerek durumu anlatın.

  2. Tanıkların yazılı bir beyan vermesini rica edin. Beyan, tanığın adı, soyadı, imzası, tarih ve iletişim bilgilerini içermelidir.

  3. Tanıkların mahkemede ifade vermeye hazır olduklarından emin olun; zira yazılı beyan tek başına yeterli olmayabilir, tanığın duruşmada dinlenmesi gerekebilir.

d) Resmî Başvuru ve Tutanaklar

Polise veya savcılığa yaptığınız her başvuru, tarihi ve içeriğiyle birlikte birer delil niteliği taşır. Başvurularınızın bir kopyasını mutlaka saklayın. Ayrıca, belediyeye veya kaymakamlığa yaptığınız gürültü şikâyetlerinin de kaydını tutun.

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

4.1. İdari Başvurular

a) Kolluğa (Polis veya Jandarma) Başvuru

En hızlı ve doğrudan başvuru yolu, en yakın polis merkezine veya jandarma karakoluna gitmektir. Özellikle taciz eylemi devam ediyorsa veya fiziksel bir saldırı boyutuna ulaştıysa, 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayarak derhal kolluk yardımı isteyebilirsiniz. Polis, CMK’nın 160. maddesi uyarınca suçun işlendiğini öğrenir öğrenmez durumu Cumhuriyet savcısına bildirmek ve savcının talimatları doğrultusunda soruşturma işlemlerini başlatmakla yükümlüdür.

Başvuru sırasında, maruz kaldığınız eylemleri ayrıntılı bir şekilde anlatın. Elinizdeki delilleri (ekran görüntüleri, ses kayıtları, fotoğraflar) polise sunun. İfadenizin tutanağa eksiksiz geçirildiğinden emin olun ve tutanağı imzalamadan önce dikkatlice okuyun.

b) Cumhuriyet Başsavcılığına Suç Duyurusu

Polise başvurmanın yanı sıra, doğrudan Cumhuriyet Başsavcılığına bir dilekçe ile suç duyurusunda bulunabilirsiniz. Suç duyurusu dilekçesinde bulunması gerekenler:

  1. Adınız, soyadınız, T.C. kimlik numaranız, adresiniz ve iletişim bilgileriniz.

  2. Taciz eden komşunun kimlik bilgileri (adı, soyadı, adresi, mümkünse T.C. kimlik numarası).

  3. Taciz eylemlerinin ayrıntılı bir kronolojisi (tarih, saat, eylemin içeriği).

  4. Elinizdeki delillerin bir listesi ve bu delillerin kopyaları.

  5. Tanıkların adları ve iletişim bilgileri.

Savcılık, suç duyurusunu aldıktan sonra CMK m. 160 uyarınca soruşturma başlatacaktır. Soruşturma kapsamında, komşunuzun ifadesi alınır, tanıklar dinlenir, dijital deliller incelenir ve gerekli görülürse arama veya el koyma işlemleri yapılabilir.

c) Kaymakamlık veya Valiliğe Başvuru

Kabahatler Kanunu (5326 sayılı Kanun) kapsamında, gürültü yaparak komşularını rahatsız eden kişilere idari para cezası uygulanması mümkündür. Kabahatler Kanunu’nun 36. maddesi, “başkalarının huzur ve sükununu bozacak şekilde gürültü yapan” kişilere idari para cezası verileceğini düzenler. Bu başvuruyu, ikamet ettiğiniz yerin kaymakamlığına veya valiliğine yapabilirsiniz.

4.2. Koruma Tedbirleri ve 6284 Sayılı Kanun

Komşu tacizi, özellikle tehdit, şiddet veya cinsel taciz boyutuna ulaştığında, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında koruma tedbiri talep etme hakkınız doğar. Kanun, yalnızca aile içi şiddeti değil, her türlü şiddet ve tehdit mağdurunu kapsar (m. 1 ve m. 2).

Talep edebileceğiniz koruma tedbirleri (m. 5):

  1. Failin size, konutunuza, işyerinize ve okulunuza yaklaşmaması.

  2. Failin sizinle iletişim kurmaması (telefon, mesaj, sosyal medya dâhil).

  3. Failin size ait eşyalara zarar vermemesi.

  4. Gerekli görülürse, kolluk tarafından size koruma sağlanması.

Koruma tedbiri talebi için Aile Mahkemesine bir dilekçe ile başvurabilirsiniz. Başvuru harcı alınmaz. Mahkeme, başvuruyu evrak üzerinden inceleyerek derhal karar verebilir. Koruma kararının süresi genellikle 3 ila 6 aydır ve tehlike devam ediyorsa uzatılabilir. Kararın ihlali halinde, fail hakkında 3 ila 10 gün arasında zorlama hapsi uygulanır (m. 13).

4.3. Hukuk Mahkemesinde Tazminat ve Müdahalenin Önlenmesi Davaları

Ceza hukuku yollarının yanı sıra, hukuk mahkemelerinde de dava açabilirsiniz:

a) Müdahalenin Önlenmesi (Men’i Müdahale) Davası

TMK’nın 683. maddesi uyarınca, taşınmaz malikinin mülkiyet hakkına yapılan haksız müdahalelerin önlenmesini talep etme hakkı vardır. Komşunuz sürekli olarak bahçenize izinsiz giriyor, eşyalarınıza zarar veriyor veya mülkiyet hakkınızı ihlal ediyorsa, Asliye Hukuk Mahkemesinde müdahalenin önlenmesi davası açabilirsiniz.

b) Manevi Tazminat Davası

TBK’nın 58. maddesi uyarınca, kişilik hakkı hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kişi, manevi tazminat talep edebilir. Komşu tacizi, kişilik haklarına yönelik bir saldırı niteliğindedir ve manevi tazminatı gerektirir. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılacak manevi tazminat davasında, tacizin boyutunu, süresini ve sizde yarattığı psikolojik etkileri ispatlamanız gerekir.

c) Maddi Tazminat Davası

Taciz nedeniyle maddi bir zarara uğradıysanız (örneğin, kırılan bir camın tamir masrafı, psikolojik destek için yaptığınız ödemeler, taciz nedeniyle taşınmak zorunda kaldıysanız taşınma masrafları), TBK’nın 49. maddesi uyarınca maddi tazminat talep edebilirsiniz.

SIKÇA SORULAN SORULAR

Soru 1: Komşum gece yarısı sürekli gürültü yapıyor. Hemen polisi arayabilir miyim?
Evet. Gece saatlerinde yapılan ve katlanma sınırını aşan gürültü, Kabahatler Kanunu m. 36 kapsamında idari para cezasını, aynı zamanda ısrar unsurunun varlığı halinde TCK m. 123 kapsamında hapis cezasını gerektirir. 112’yi arayarak polis çağırabilir, gelen ekibe durumu anlatabilir ve şikâyetçi olabilirsiniz.

Soru 2: Komşum bana küfür etti. Ne yapmalıyım?
Hakaret suçu (TCK m. 125) şikâyete bağlıdır. Fiili öğrendiğiniz tarihten itibaren 6 ay içinde savcılığa suç duyurusunda bulunmalısınız. Küfür anını kaydeden bir ses kaydı veya tanık beyanı, ispat açısından kritik önem taşır.

Soru 3: Komşumdan korkuyorum; koruma kararı alırsam o bunu öğrenir mi?
Evet, koruma kararı karşı tarafa tebliğ edilir; zira kararın bağlayıcı olması ve ihlal halinde yaptırım uygulanabilmesi için failin karardan haberdar olması gerekir. Bu, başlangıçta endişe verici görünebilir; ancak koruma kararı, failin size yaklaşmasını yasakladığı ve ihlal halinde hapis yaptırımı öngördüğü için, uygulamada genellikle tacizi sona erdiren etkili bir mekanizmadır.

Soru 4: Komşumla aynı apartmanda oturuyoruz. Koruma kararı onun evden çıkmasını sağlar mı?
6284 sayılı Kanun’un 5. maddesi uyarınca hâkim, failin müşterek konuttan uzaklaştırılmasına ve konutun size tahsis edilmesine karar verebilir. Ancak bu karar, genellikle aile içi şiddet vakalarında ve fiziksel şiddet tehdidinin çok ciddi olduğu durumlarda verilir. Komşu tacizi vakalarında, failin yalnızca size ve konutunuza belirli bir mesafeden fazla yaklaşmaması yönünde bir tedbir kararı verilmesi daha olasıdır.

Soru 5: Polise gittim ama şikâyetimi ciddiye almadılar. Ne yapabilirim?
Kolluk, suçun işlendiğini öğrenir öğrenmez durumu savcılığa bildirmek ve işlem yapmak zorundadır. Eğer polis şikâyetinizi almaktan kaçınırsa, doğrudan Cumhuriyet Başsavcılığına bir dilekçe ile suç duyurusunda bulunabilirsiniz. Ayrıca, polisin görevini ihmal ettiğini düşünüyorsanız, ilgili İl Emniyet Müdürlüğüne veya İçişleri Bakanlığına şikâyet dilekçesi yazabilirsiniz. CMK’nın 158. maddesi, suç duyurusunun herhangi bir makama yapılabileceğini ve o makamın duyuruyu derhal yetkili savcılığa iletmekle yükümlü olduğunu düzenler.

SONUÇ

Komşu tacizi, insanın en temel ihtiyaçlarından biri olan güvenlik ve huzur duygusunu hedef alan, yaşam kalitesini ciddi şekilde düşüren bir hak ihlalidir. Ancak bu ihlal karşısında çaresiz değilsiniz. Türk hukuk sistemi, TCK’da tanımlanan suç tipleri, 6284 sayılı Kanun’da düzenlenen koruma tedbirleri, Kabahatler Kanunu’ndaki idari yaptırımlar ve TBK ile TMK’da yer alan tazminat ve müdahalenin önlenmesi davaları aracılığıyla size çok boyutlu bir koruma sağlamaktadır.

Atmanız gereken adımlar sırasıyla şunlardır: (1) Taciz eylemlerini sistematik bir şekilde belgeleyin, delilleri toplayın ve saklayın. (2) En kısa sürede polise veya savcılığa başvurarak suç duyurusunda bulunun. (3) Eğer can güvenliğiniz tehdit altındaysa, vakit kaybetmeden Aile Mahkemesinden koruma tedbiri talep edin. (4) Maddi veya manevi zararlarınız için hukuk mahkemesinde tazminat davası açmayı değerlendirin. (5) Tüm bu süreçte, bir avukatın hukuki desteğinden faydalanmak, haklarınızın etkin şekilde korunmasını sağlayacaktır.

Bilgilendirme Notu

Bu yazı, yasal haklarınızı öğrenmeniz ve bilinçlenmeniz amacıyla, sosyal sorumluluk bilinciyle ve toplumsal fayda gözetilerek hazırlanmıştır. Yazının iş elde etme amacı bulunmamaktadır. Ancak, okuduğunuz yazıyla ilgili herhangi bir hukuki sorununuz veya sorularınız varsa, aşağıdaki iletişim bilgilerimizden ya da İletişim Sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.

Gizlilik

Avukatlık mesleğinin en önemli etik ilkelerinden biri gizlilik olup, hukuk büromuz; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu ile belirlenen gizlilik ve sır saklama ilkesini büyük bir özen ve hassasiyet göstererek uygulamaktadır. Bununla beraber ofisimiz, müvekkillere ait bilgi, belge ve verileri sır tutma yükümlülüğü ve veri sorumluluğu kapsamında gizli tutmakta, üçüncü kişilerle ve kurumlarla hiçbir durumda ve hiçbir şekilde paylaşmamaktadır. Bu bağlamda ofisimiz, dava dosyaları ile ilgili sır saklama yükümlülüğüne uyulacağını yazılı olarak da ilke edinmiştir.

Bu makale, Ankara Barosu’na kayıtlı Avukat Nasuh Buğra Karadağ tarafından, yalnızca bilgilendirme amacıyla kaleme alınmıştır. Avukat Nasuh Buğra Karadağ, Ceza Hukuku ve Bilişim Hukuku alanlarında uzmanlaşmış olup, Türkiye Barolar Birliği sicil numarası 166589 ve Ankara Barosu sicil numarası 36075 ile kayıtlıdır. Yayınlanmış eserleri arasında, Seçkin Yayınevi tarafından Nisan 2024’te yayımlanan Dijitalleşme Çağında Hukuk: Yeni Teknolojilerin Hukuk Sistemlerine Etkileri adlı kitabı ile yabancılara Türk hukuk sistemini temel düzeyde anlatmak amacıyla hazırladığı ücretsiz e-kitaplar Turkish Civil Law Handbook for Foreigners, Turkish Criminal Law Handbook for Foreigners ve Turkish Business Law Handbook for Foreigners yer almaktadır. Hukuki hizmetlerinin resmiyetini ve yetkinliğini teyit etmek isteyen kişiler, Türkiye Barolar Birliği’nin resmi web sitesi (www.barobirlik.org.tr) veya Ankara Barosu’nun çevrim içi platformları aracılığıyla doğrulama yapabilirler. Bu makalenin tüm hakları Av. Nasuh Buğra Karadağ’a aittir. İzinsiz kopyalanması, başka bir sitede yayınlanması veya herhangi bir şekilde çoğaltılması halinde, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca maddi ve manevi tazminat davası başta olmak üzere tüm yasal haklarımız saklıdır. Makale içeriğindeki bilgiler hukuki danışmanlık niteliği taşımaz, güncel mevzuat ve içtihat değişiklikleri için mutlaka bir avukata danışınız.

Çalışma Saatlerimiz

Hafta İçi (Pazartesi – Cuma): 09:00 – 21:00

Cumartesi: 10:00 – 18:00

İletişim Bilgileri

📞 Telefon: +90 312 870 12 45

✉️ E-posta: [email protected]

5/5 - (1 vote)

Av. Nasuh Buğra Karadağ

Nasuh Buğra Karadağ bir vakıf üniversitesinde burslu olarak hukuk eğitimini tamamlamış ve ardından Ankara’da, avukatlık ve yasal danışmanlık hizmeti vermeye başlamıştır. Belirli bir süredir, Ankara merkezli olarak kendi hukuk bürosunda yerli ve yabancı, bireysel ve kurumsal müvekkillerine avukatlık ve yasal danışmanlık hizmeti vermektedir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Translate »
Danışma Hattı