Sosyal Medyada Kötü Niyetli Tehditler Alıyorum, Nasıl Korunurum?

Sosyal Medyada Kötü Niyetli Tehditler Alıyorum, Nasıl Korunurum?

Sosyal medya, modern hayatın ayrılmaz bir parçası haline gelmiş durumda. Her gün milyonlarca insan düşüncelerini, anılarını, sevinçlerini ve hatta kırgınlıklarını bu dijital meydanlarda paylaşıyor. Ancak bu devasa etkileşim ağı, kötü niyetli kişiler için de benzersiz bir faaliyet alanı sunuyor. Klavyenin arkasına saklanan bir kullanıcı, size birkaç saniye içinde tehdit mesajı gönderebilir, sizi aşağılayıcı yorumlarla hedef alabilir, özel fotoğraflarınızı izinsiz yaymakla tehdit edebilir veya size ve ailenize zarar vereceğini söyleyebilir. Bu tür bir saldırıyla karşılaştığınızda hissettiğiniz korku, öfke ve çaresizlik duygusu son derece anlaşılırdır. Ancak bilmelisiniz ki, sosyal medya hukuktan bağımsız, kuralsız bir alan değildir. Türk hukuk sistemi, ekranın diğer tarafındaki faili tespit etmek, cezalandırmak ve sizi korumak için güçlü ve kapsamlı mekanizmalar sunar.

Bu rehber, sosyal medya üzerinden size yöneltilen kötü niyetli tehditler karşısında sahip olduğunuz tüm hakları, başvurabileceğiniz hukuki yolları ve atmanız gereken pratik adımları, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK), 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK), 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK), 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun ve ilgili Yargıtay içtihatlarına dayanarak açıklamaktadır. Amacım, size yalnızca teorik bilgi vermek değil, bu zorlu süreçte elinizin altında bulunacak, adım adım izleyebileceğiniz bir başvuru kılavuzu sunmaktır.

SOSYAL MEDYA TEHDİTLERİNİN HUKUKİ NİTELİĞİ VE İLGİLİ SUÇ TİPLERİ

Sosyal medya üzerinden gelen her rahatsız edici mesaj, hukuki anlamda aynı nitelikte değildir. Bir mesajın hangi suçu oluşturduğu, içeriğine, yoğunluğuna, failin kastına ve mağdur üzerinde yarattığı etkiye göre değişir. Bu nedenle, size gelen mesajı hukuken doğru bir şekilde nitelendirmek, başvuracağınız yolu belirlemenin ilk adımıdır. Türk Ceza Kanunu, bu tür eylemleri cezalandıran birden fazla suç tipi içerir ve çoğu zaman bir mesaj, bu suçların birkaçını birden oluşturabilir.

Tehdit Suçu (TCK m. 106)

TCK’nın 106. maddesinde düzenlenen tehdit suçu, bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle korkutmaktır. Sosyal medyada “seni öldüreceğim”, “evinin camlarını indireceğim”, “ailene zarar vereceğim” gibi ifadeler, bu suçun en tipik örnekleridir. Ancak tehdit suçu, yalnızca fiziksel saldırı vaadiyle sınırlı değildir. Kişinin manevi bütünlüğüne yönelik, onu ciddi bir endişeye sevk eden ifadeler de tehdit sayılabilir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun yerleşik içtihadı uyarınca, tehdidin varlığı için failin tehdit konusu fiili gerçekleştirmeye muktedir olması şart değildir; önemli olan, mağdurun bu tehdidi ciddiye almasının objektif olarak mümkün olup olmadığıdır. Tehdit suçu, şikâyete bağlı değildir; yani Cumhuriyet savcısı, suçun işlendiğini öğrenir öğrenmez re’sen soruşturma başlatmakla yükümlüdür (CMK m. 160). Suçun temel hali altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılırken, silahla, kişinin kendisini tanınmayacak hale getirmesi suretiyle, birden fazla kişiyle birlikte veya var olan ya da sonradan oluşturulan suç örgütlerinin sağladığı güçten yararlanarak işlenmesi halinde ceza artırılır.

Hakaret Suçu (TCK m. 125)

Sosyal medyada size yönelik aşağılayıcı, onur kırıcı sözler sarf edilmesi, TCK’nın 125. maddesinde düzenlenen hakaret suçunu oluşturur. Hakaret suçu, kişinin onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek somut bir fiil veya olgu isnat etmek veya sövmek suretiyle işlenir. Üç aydan iki yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür. Hakaret suçu, kural olarak şikâyete bağlıdır; mağdurun fiili ve failin kimliğini öğrendiği tarihten itibaren altı ay içinde şikâyetçi olması gerekir. Bu süre hak düşürücü niteliktedir ve geçirilmesi halinde şikâyet hakkı düşer. Bu nedenle, sosyal medyada hakarete uğradığınızda vakit kaybetmeden harekete geçmeniz hayati önem taşır. Suçun, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde ceza, temel ceza üzerinden belirlenir. Sosyal medya üzerinden yapılan paylaşımlar, TCK m. 125/2 kapsamında “ihtilat” (aleniyet) unsuru taşıdığından, çoğu zaman cezanın artırılması gündeme gelebilir.

Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma (TCK m. 123)

Israrlı bir şekilde mesaj göndermek, sürekli olarak rahatsız edici yorumlar yapmak veya tekrar eden davranışlarla kişinin iç huzurunu bozmak, TCK’nın 123. maddesinde düzenlenen “kişilerin huzur ve sükununu bozma” suçunu oluşturur. Kanun, “sırf huzur ve sükununu bozmak maksadıyla bir kimseye ısrarla; telefon edilmesi, gürültü yapılması ya da aynı maksatla hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulması” halinde failin üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacağını hükme bağlar. Sosyal medyada aynı kişiden sürekli olarak rahatsız edici mesajlar alıyorsanız, bu suç tipi devreye girer. Burada aranan “ısrarlılık” unsuru, eylemin bir defaya mahsus olmamasını, belirli bir süreklilik arz etmesini gerektirir. Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin içtihatları uyarınca, failin belirli aralıklarla, rahatsız etme amacına yönelik olarak birden fazla kez mesaj göndermesi ısrar unsurunu oluşturur.

Cinsel Taciz (TCK m. 105)

Sosyal medyada size yönelik cinsel içerikli mesajlar, fotoğraf talepleri veya rahatsız edici cinsel yorumlar, TCK’nın 105. maddesinde düzenlenen cinsel taciz suçunu oluşturur. Bu suç, kişinin cinsel amaçlı olarak rahatsız edilmesini cezalandırır ve üç aydan iki yıla kadar hapis cezası öngörür. Suçun vücut dokunulmazlığının ihlali suretiyle veya kamu görevinin, hizmet ilişkisinin ya da aile içi ilişkinin sağladığı kolaylıktan faydalanarak işlenmesi halinde ceza ağırlaştırılır. Cinsel taciz suçu, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlardandır. Sosyal medya üzerinden işlenen cinsel taciz fiilleri, çoğu zaman dijital delillerin varlığı sayesinde ispatı en kolay suç tiplerinden biridir.

Özel Hayatın Gizliliğini İhlal (TCK m. 134)

Size ait özel fotoğrafların, videoların veya kişisel bilgilerin izniniz olmadan sosyal medyada yayılması veya yayılacağı tehdidinin savrulması, TCK’nın 134. maddesinde düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturur. Bu suçun birinci fıkrası, kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal eden kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngörür. Gizliliğin görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle ihlal edilmesi halinde ceza artırılır. İkinci fıkra ise, kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü veya sesleri ifşa eden kimsenin iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacağını hükme bağlar. Sosyal medyada özel fotoğraflarınızın yayılması tehdidiyle karşılaştığınızda, hem tehdit suçu hem de bu suç gündeme gelebilir.

Şantaj (TCK m. 107)

Size ait hassas bilgileri, fotoğrafları veya sırları yaymakla tehdit ederek sizden bir menfaat talep edilmesi (örneğin para istemek, belirli bir davranışa zorlamak), TCK’nın 107. maddesinde düzenlenen şantaj suçunu oluşturur. Bu suçun cezası bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıdır. Şantaj suçu, tehdit ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarıyla iç içe geçmiş, ağır bir suç tipidir ve şikâyete bağlı değildir.

Bilişim Sistemlerine Girme ve Verileri Bozma (TCK m. 243-244)

Sosyal medya hesaplarınızın ele geçirilmesi, şifrenizin kırılması veya hesabınıza izinsiz erişim sağlanması, TCK’nın 243. maddesinde düzenlenen “bilişim sistemine girme” suçunu oluşturur ve bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Hesabınızdaki verilerin silinmesi, değiştirilmesi veya erişilemez hale getirilmesi ise TCK m. 244 kapsamında değerlendirilir ve daha ağır cezalar öngörülür. Bu suçlar, sosyal medya tehditlerinin bir adım ötesine geçen, doğrudan hesaplarınıza yönelik saldırıları kapsar.

DELİL TOPLAMA VE BELGELEME YÖNTEMLERİ

Sosyal medyada karşılaştığınız tehditler karşısında atmanız gereken ilk ve en kritik adım, delilleri hukuka uygun şekilde toplamak ve muhafaza etmektir. CMK’nın 217. maddesi uyarınca hâkim, yalnızca hukuka uygun şekilde elde edilmiş delillere dayanarak karar verebilir. Bu nedenle, delillerin toplanma şekli, davanın başarısı için belirleyici önemdedir. Sosyal medya platformlarında paylaşılan içerikler, doğası gereği uçucudur; fail, mesajını gönderdikten saniyeler sonra silebilir, hesabını kapatabilir veya paylaşımını kaldırabilir. Bu nedenle, tehdit mesajını gördüğünüz anda delillendirme sürecine başlamalısınız. Tehdit mesajlarının, yorumların veya paylaşımların ekran görüntüsünü, tarih ve saat bilgisi görünecek şekilde alın. Ekran görüntüsü alırken, mesajın gönderildiği platformun arayüzünün tam olarak göründüğünden, gönderenin kullanıcı adı veya profil bilgisinin net olduğundan ve mesajın içeriğinin eksiksiz olduğundan emin olun. Yalnızca mesajı değil, mümkünse gönderenin profil sayfasını da görüntüleyin; profil fotoğrafı, kullanıcı adı, takipçi sayısı gibi bilgiler, failin kimliğinin tespitinde önemli rol oynayabilir. Ekran görüntülerini, bilgisayarınızda güvenli bir klasörde, harici bir bellekte ve bulut depolama hizmetinde olmak üzere en az üç farklı yerde yedekleyin. Ayrıca, ekran görüntülerini bir USB belleğe veya CD’ye kaydederek fiziksel bir kopyasını da oluşturmanız, ileride yetkili makamlara sunmanız açısından faydalı olacaktır.

Tehdit mesajı size özel bir mesaj olarak değil de herkese açık bir gönderi, yorum veya paylaşım olarak yapılmışsa, bu içeriğin bağlantısını (URL) mutlaka kaydedin. Sosyal medya platformları, mahkeme kararıyla veya savcılık talebiyle içerik ve kullanıcı bilgilerini yetkili makamlarla paylaşabilir. 5651 sayılı İnternet Kanunu’nun 8. maddesi uyarınca, içerik sağlayıcılar ve yer sağlayıcılar, talep halinde trafik bilgilerini ve kullanıcı verilerini adli makamlara sunmakla yükümlüdür. Bu nedenle, tehdit içeriğinin bağlantısını kaydetmek, failin IP adresi ve kimlik bilgilerine ulaşılmasını sağlayacak kritik bir adımdır. Tehdit anında yanınızda bulunan veya tehdit mesajlarını gören kişiler varsa, onların tanıklığından faydalanabilirsiniz. Tanıkların adını, soyadını, iletişim bilgilerini not edin ve mümkünse yazılı bir beyan vermelerini rica edin. Tanık beyanları, özellikle failin kimliğinin tespit edilemediği veya delillerin yetersiz kaldığı durumlarda, soruşturmanın seyrini değiştirebilecek güçtedir.

Size yönelik tehditlerin bir kronolojisini çıkarın. Hangi tarihte, hangi platformda, hangi kullanıcı tarafından, hangi içerikte bir tehdit aldığınızı gösteren bir zaman çizelgesi hazırlayın. Bu kronoloji, hem sizin olayları net bir şekilde hatırlamanızı sağlar hem de savcılığa yapacağınız başvuruda, tehditlerin sistematik ve ısrarlı bir nitelik taşıdığını ispatlamanıza yardımcı olur.

BAŞVURU YOLLARI VE HUKUKİ MEKANİZMALAR

Sosyal medya tehditlerine karşı başvurabileceğiniz hukuki yollar, tehdidin niteliğine, aciliyetine ve failin kimliğinin bilinip bilinmediğine göre farklılık gösterir. Türk hukuk sistemi, bu konuda size birden fazla seçenek sunar ve bu yolların bir kısmını eş zamanlı olarak da kullanabilirsiniz.

Cumhuriyet Başsavcılığına Suç Duyurusu

En temel ve etkili hukuki başvuru yolu, Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunmaktır. Suç duyurusunu, CMK’nın 158. maddesi uyarınca sözlü veya yazılı olarak yapabilirsiniz. Ancak konunun karmaşıklığı ve delillerin çokluğu nedeniyle, yazılı bir dilekçe ile başvurmanız çok daha etkili olacaktır. Suç duyurusu dilekçenizde, kimlik bilgilerinizi, tehdit eden kişi hakkında bildiğiniz her türlü bilgiyi (kullanıcı adı, profil bağlantısı, telefon numarası, e-posta adresi), tehdit mesajlarının içeriğini, tarihlerini ve sıklığını, tehditlerin sizde yarattığı psikolojik etkiyi ve elinizdeki tüm delilleri ayrıntılı olarak belirtmelisiniz. Dilekçenize, ekran görüntülerinin çıktılarını, tanık bilgilerini ve varsa diğer delilleri eklemelisiniz. Savcılık, suç duyurusunu aldıktan sonra CMK m. 160 uyarınca soruşturma başlatacaktır. Soruşturma kapsamında, savcılık sosyal medya platformuna müzekkere yazarak tehdit mesajlarını gönderen kullanıcının IP adresi, kayıtlı e-posta adresi, telefon numarası gibi kimlik bilgilerini talep edecektir. 5651 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca, içerik ve yer sağlayıcılar bu bilgileri talep üzerine adli makamlara sunmakla yükümlüdür. Failin kimliği tespit edildikten sonra, ifadesi alınır, gerekli görülürse evinde veya işyerinde arama yapılır ve dijital materyallerine el konulur. Soruşturma sonunda yeterli delil bulunması halinde iddianame düzenlenerek kamu davası açılır.

Polis veya Jandarmaya Başvuru

Tehditler acil ve ciddi bir nitelik taşıyorsa -örneğin fail size kısa süre içinde zarar vereceğini söylüyorsa- vakit kaybetmeden en yakın polis merkezine veya jandarma karakoluna başvurabilirsiniz. Kolluk, CMK m. 160 uyarınca suçun işlendiğini öğrenir öğrenmez durumu Cumhuriyet savcısına bildirmek ve savcının talimatları doğrultusunda soruşturma işlemlerini yürütmekle yükümlüdür. Kolluğa başvururken de yukarıda belirtilen delilleri eksiksiz olarak sunmanız, sürecin hızlı ve etkin işlemesini sağlayacaktır.

Koruma Tedbirleri ve 6284 Sayılı Kanun

Sosyal medya tehditleri, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında da değerlendirilebilir. Kanun’un 2. maddesindeki “şiddet” tanımı, fiziksel, cinsel, psikolojik veya ekonomik her türlü tutum ve davranışı kapsar. Tehdit, bu tanımın doğrudan içinde yer alır. Eğer tehdit eden kişiyle aranızda ailevi bir bağ, bir duygusal ilişki veya yakın bir tanışıklık varsa ya da ısrarlı takip mağduruysanız, Aile Mahkemesinden koruma tedbiri talep edebilirsiniz. Mahkeme, failin sizinle iletişim kurmasını yasaklayabilir, sosyal medya üzerinden size mesaj göndermesini veya sizi etiketlemesini engelleyebilir, hatta size belirli bir mesafeden fazla yaklaşmasını yasaklayabilir. Bu karara aykırı davranılması halinde, fail hakkında 3 ila 10 gün arasında zorlama hapsi uygulanır (m. 13). Koruma tedbiri talebi için Aile Mahkemesine bir dilekçe ile başvurmanız yeterlidir; başvuru harcı alınmaz.

5651 Sayılı Kanun Kapsamında İçeriğe Erişimin Engellenmesi

Tehdit içeren paylaşımların, fotoğrafların veya videoların sosyal medyada yayılması halinde, 5651 sayılı İnternet Kanunu’nun 8. ve 9. maddeleri uyarınca bu içeriğe erişimin engellenmesini talep edebilirsiniz. Özel hayatın gizliliğini ihlal eden içerikler için 9. madde kapsamında doğrudan Erişim Sağlayıcıları Birliği’ne başvurarak içeriğin kaldırılmasını ve erişimin engellenmesini isteyebilirsiniz. Diğer suç tipleri için ise sulh ceza hâkimliğinden erişimin engellenmesi kararı alınması gerekir. Bu mekanizma, tehdit içeriğinin daha fazla kişi tarafından görülmesini engellemek ve mağdurun zararının artmasını önlemek için etkili bir yoldur.

Sosyal Medya Platformunun Şikâyet ve Raporlama Araçları

Hukuki yollara başvurmanın yanı sıra, tehdit mesajını aldığınız sosyal medya platformunun kendi şikâyet ve raporlama araçlarını da kullanmalısınız. Hemen hemen tüm platformlar, tehdit, taciz ve nefret söylemi içeren mesajları ve kullanıcıları raporlamak için araçlar sunar. Bu raporlama, platformun kendi topluluk kuralları çerçevesinde içeriği kaldırmasına ve failin hesabını askıya almasına yol açabilir. Ancak unutmayın ki, platforma yapılan raporlama, hukuki başvurunun yerine geçmez; bunlar birbirini tamamlayan, paralel olarak yürütülmesi gereken süreçlerdir.

GÜVENLİK AYARLARI 

Hukuki yollara başvurmak, maruz kaldığınız bir tehdide karşı reaktif bir önlemdir. Ancak gelecekte benzer tehditlerle karşılaşmamak veya karşılaştığınızda etkisini en aza indirmek için proaktif güvenlik tedbirleri almanız da şarttır. Sosyal medya platformlarının gizlilik ayarlarını gözden geçirmek, bu konuda atacağınız ilk adımdır. Profilinizi herkese açık olmaktan çıkararak yalnızca tanıdığınız ve güvendiğiniz kişilerin içeriğinizi görmesini sağlayabilirsiniz. Paylaşımlarınızın görünürlüğünü “sadece arkadaşlar” olarak ayarlamak, tanımadığınız kişilerin size ulaşmasını büyük ölçüde engeller. Ayrıca, kimlerin size mesaj gönderebileceğini, sizi etiketleyebileceğini ve arkadaşlık isteği gönderebileceğini de sınırlandırabilirsiniz.

Profil bilgilerinizin güvenliği de en az paylaşımlarınız kadar önemlidir. Telefon numaranız, e-posta adresiniz, doğum tarihiniz ve açık adresiniz gibi kişisel bilgilerinizi profilinizde paylaşmaktan kaçının. Bu bilgiler, kötü niyetli kişilerin sizi yalnızca sosyal medya üzerinden değil, gerçek hayatta da hedef almasına olanak tanıyabilir. Profil fotoğrafınızı seçerken de dikkatli olun; yüzünüzün net olarak göründüğü, konumunuzu ele veren veya aile bireylerinizi gösteren fotoğraflar yerine, daha nötr ve genel görseller tercih etmeniz, sizi olası tehditlerden koruyacaktır. Şifre güvenliği, sosyal medya hesaplarınızın korunmasında kritik bir role sahiptir. Hesaplarınız için en az 12 karakter uzunluğunda, büyük harf, küçük harf, rakam ve özel karakterler içeren güçlü ve karmaşık şifreler oluşturun. Hiçbir hesabınızda aynı şifreyi kullanmayın; her platform için benzersiz bir şifre belirleyin. Şifrelerinizi en az üç ayda bir değiştirin. Mümkün olan her platformda iki faktörlü kimlik doğrulamayı (2FA) etkinleştirin. Bu yöntem, şifreniz ele geçirilse dahi hesabınıza erişilmesini engelleyen en etkili güvenlik katmanıdır. Şifrelerinizi yönetmekte zorlanıyorsanız, güvenilir bir şifre yöneticisi uygulaması kullanabilirsiniz.

Arkadaş listenizi düzenli olarak gözden geçirin ve tanımadığınız, güvenmediğiniz veya uzun süredir iletişim kurmadığınız kişileri listeden çıkarın. Tanımadığınız kişilerden gelen arkadaşlık isteklerini kabul etmekten kaçının. Unutmayın ki sahte profiller, sosyal medyada tehdit ve dolandırıcılık eylemlerinin en sık kullanılan araçlarından biridir.

SIKÇA SORULAN SORULAR

Soru 1: Sosyal medyada anonim bir hesaptan tehdit alıyorum. Fail bulunabilir mi?

Evet, bulunabilir. Anonim bir hesap, faili tamamen görünmez kılmaz. Sosyal medya platformları, her kullanıcının IP adresi, kayıtlı e-posta adresi ve telefon numarası gibi bilgilerini kaydeder. Cumhuriyet savcılığı, soruşturma kapsamında platforma müzekkere yazarak bu bilgileri talep eder. 5651 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca içerik ve yer sağlayıcılar bu bilgileri adli makamlarla paylaşmakla yükümlüdür. IP adresinden yola çıkılarak failin internet bağlantısını kullandığı adres tespit edilebilir. Fail, VPN veya farklı teknik araçlar kullanarak izini kaybettirmeye çalışsa da, adli bilişim yöntemleriyle kimliğinin tespiti çoğu zaman mümkündür.

Soru 2: Tehdit mesajını aldıktan sonra silersem suç duyurusunda bulunabilir miyim?

Silmeden önce ekran görüntüsü aldıysanız, evet, bulunabilirsiniz. Ekran görüntüleri, mesajın içeriğini ve bağlamını ispatlayan güçlü delillerdir. Ancak mesajı silmeniz ve ekran görüntüsü de almamış olmanız halinde, platformdan mesajın geri getirilmesi her zaman mümkün olmayabilir. Bu nedenle, tehdit mesajını gördüğünüz anda delillendirme yapmadan kesinlikle silmeyin.

Soru 3: Tehdit eden kişi yurt dışında yaşıyorsa ne yapabilirim?

Tehdit eden kişinin yurt dışında bulunması, soruşturmayı ve kovuşturmayı zorlaştırsa da imkansız kılmaz. Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası adli yardımlaşma sözleşmeleri çerçevesinde, yabancı ülke makamlarından delil toplanması, failin ifadesinin alınması veya iadesi talep edilebilir. Ayrıca, Avrupa Konseyi Siber Suç Sözleşmesi (Budapeşte Sözleşmesi) gibi enstrümanlar, dijital delillerin uluslararası paylaşımını kolaylaştırır. Bu süreçler zaman alabilir, ancak failin cezasız kalacağı anlamına gelmez.

Soru 4: Sosyal medya platformu, tehdit mesajını raporlamama rağmen içeriği kaldırmazsa ne yapabilirim?

Platformun harekete geçmemesi halinde, 5651 sayılı Kanun’un 9. maddesi uyarınca doğrudan Erişim Sağlayıcıları Birliği’ne başvurarak içeriğin kaldırılmasını talep edebilirsiniz. Bu başvuru, özellikle özel hayatın gizliliğini ihlal eden içerikler için hızlı ve etkili bir yoldur. Birlik, başvuruyu aldıktan sonra en geç 24 saat içinde karar vermek zorundadır. Ayrıca, sulh ceza hâkimliğinden de erişimin engellenmesi kararı alabilirsiniz.

SONUÇ

Sosyal medya üzerinden aldığınız kötü niyetli tehditler karşısında çaresiz değilsiniz. Türk hukuk sistemi, TCK’da tanımlanan suç tipleri, CMK’da düzenlenen soruşturma ve koruma mekanizmaları, 5651 sayılı Kanun’daki erişim engelleme yolları ve 6284 sayılı Kanun’daki koruma tedbirleriyle size çok boyutlu bir koruma sağlamaktadır. Önemli olan, paniğe kapılmadan, sistematik bir şekilde delilleri toplamak, bu delilleri muhafaza etmek ve vakit kaybetmeden yetkili makamlara başvurmaktır. Unutmayın ki sessiz kalmak, faili cesaretlendirir. Hukuk, sizin yanınızdadır; yeter ki ona ulaşmayı bilin.


Bilgilendirme Notu

Bu yazı, yasal haklarınızı öğrenmeniz ve bilinçlenmeniz amacıyla, sosyal sorumluluk bilinciyle ve toplumsal fayda gözetilerek hazırlanmıştır. Yazının iş elde etme amacı bulunmamaktadır.

 

Gizlilik

Avukatlık mesleğinin en önemli etik ilkelerinden biri gizlilik olup, hukuk büromuz; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu ile belirlenen gizlilik ve sır saklama ilkesini büyük bir özen ve hassasiyet göstererek uygulamaktadır.

Çalışma Saatlerimiz

Hafta İçi (Pazartesi – Cuma): 09:00 – 21:00

Cumartesi: 10:00 – 18:00

İletişim Bilgileri

📞 Telefon: +90 535 376 06 45 / +90 312 870 12 45

✉️ E-posta:  [email protected]

 

 

5/5 - (1 vote)

Av. Nasuh Buğra Karadağ

Nasuh Buğra Karadağ bir vakıf üniversitesinde burslu olarak hukuk eğitimini tamamlamış ve ardından Ankara’da, avukatlık ve yasal danışmanlık hizmeti vermeye başlamıştır. Belirli bir süredir, Ankara merkezli olarak kendi hukuk bürosunda yerli ve yabancı, bireysel ve kurumsal müvekkillerine avukatlık ve yasal danışmanlık hizmeti vermektedir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Translate »
Danışma Hattı