Gizli Kamera Kayıtlarıyla Tehdit Ediliyorum, Ne Yapabilirim?
Bir an için, hiç beklemediğiniz bir anda, tanıdığınız ya da tanımadığınız bir kişiden gelen mesajla irkildiğinizi düşünün: “Seni izliyorum. Evindeki, iş yerindeki, hatta otel odasındaki görüntülerin bende. Bunları ailene, arkadaşlarına, patronuna göndermemi istemiyorsan, söylediklerimi yap.” Ya da belki telefonunuz çalıyor ve karşıdaki ses, size hiç kimsenin bilmemesi gereken, en mahrem anlarınıza ait detayları sayıyor. O an, dünyanız başınıza yıkılır. Midiniz düğümlenir, kalbiniz hızlanır, zihninizden bir anda onlarca korkunç senaryo geçer. En savunmasız olduğunuz, en özel anlarınıza ait görüntülerin, sizin rızanız dışında, üstelik bir başkasının elinde bir silah gibi tutulduğunu bilmek, tarifi imkânsız bir çaresizlik duygusu yaratır. Gizli kamera kayıtlarıyla tehdit edilmek, modern çağın en sinsi, en yıkıcı ve en ağır mahremiyet ihlallerinden biridir. Ancak bu karanlık tablonun içinde dahi hukuk, size uzanan güçlü bir eldir. Yalnız değilsiniz ve sessiz kalmak zorunda değilsiniz. Türk hukuk sistemi, gizli kamera kayıtlarının izinsiz olarak elde edilmesini, saklanmasını ve bir tehdit aracı olarak kullanılmasını, birden fazla suç tipi altında en ağır şekilde cezalandırmakta ve mağdura etkili koruma mekanizmaları sunmaktadır. Bu kapsamlı rehber, gizli kamera kayıtlarıyla tehdit edildiğinizde sahip olduğunuz tüm yasal hakları, başvurabileceğiniz tüm mercileri ve atmanız gereken adımları, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK), 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK), 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun, 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) ve ilgili Yargıtay ile Anayasa Mahkemesi (AYM) kararlarına dayanarak adım adım açıklamaktadır.
Gizli Kamera Kaydı ve Tehdit Eyleminin Hukuki Niteliği
Gizli kamera ile izinsiz görüntü kaydı yapılması ve bu kayıtların bir tehdit aracı olarak kullanılması, hukuken tek bir suç tipine indirgenemeyecek kadar karmaşık ve ağır bir eylem bütünüdür. Bu eylem, içeriğine, failin kastına ve sizden talep ettiği menfaate bağlı olarak, TCK’da düzenlenen birden fazla suçu aynı anda oluşturabilir. Bu suç tiplerinin her birini bilmek, savcılığa yapacağınız suç duyurusunun sağlam bir hukuki temele oturması için şarttır.
Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu, TCK’nın 134. maddesinde düzenlenmiştir ve gizli kamera ile izinsiz kayıt yapma eyleminin en doğrudan ilgili olduğu suç tipidir. Maddenin birinci fıkrası, “Kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal eden kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır” hükmünü içerir. İkinci fıkra ise çok daha ağır bir yaptırım öngörür: “Kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü veya sesleri hukuka aykırı olarak ifşa eden kimse iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” Eğer ifşa edilen veriler basın ve yayın yoluyla yayımlanırsa ceza daha da artırılır. Gizli kamera ile sizin rızanız olmadan görüntü kaydı yapılması, bu maddenin birinci fıkrası kapsamında özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturur. Fail, bu görüntüleri henüz yayınlamamış olsa dahi, sadece izinsiz olarak kaydetmiş olması başlı başına bir suçtur. Görüntülerin yayınlanması halinde ise, ikinci fıkradaki daha ağır ceza gündeme gelir. Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin yerleşik içtihadı uyarınca, mağdurun rızası olmaksızın, özel hayatın gizliliğini ihlal edecek şekilde görüntü veya ses kaydı yapılması, TCK m. 134/1 kapsamında suç teşkil eder. Tehdit suçu, TCK’nın 106. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, “Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” Her ne kadar madde metninde “hayat, vücut veya cinsel dokunulmazlık” kavramları geçse de, Yargıtay’ın yerleşik içtihadı uyarınca, kişinin manevi bütünlüğünü, onurunu, saygınlığını ve özel hayatını hedef alan, onu derin bir korku ve endişeye sevk eden eylemler de tehdit suçu kapsamında değerlendirilmektedir. Gizli kamera kayıtlarınızın ifşa edilmesi tehdidi, sizin ruhsal bütünlüğünüzü hedef alan, sizi sürekli bir endişe ve korku içinde yaşamaya mahkûm eden ağır bir saldırıdır ve bu haliyle TCK m. 106 kapsamında tehdit suçunu oluşturur. Tehdit suçu şikâyete bağlı değildir; Cumhuriyet savcısı suçun işlendiğini öğrenir öğrenmez re’sen soruşturma başlatmakla yükümlüdür (CMK m. 160).
Şantaj suçu, TCK’nın 107. maddesinde düzenlenmiştir ve gizli kamera kayıtlarıyla tehdit eyleminin belki de en ağır görünümünü oluşturur. Bu maddeye göre, “Hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağından veya yapmayacağından bahisle, bir kimseyi kanuna aykırı veya yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya veya yapmamaya ya da haksız çıkar sağlamaya zorlayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.” Eğer tehdit eden kişi, gizli kamera kayıtlarını yayınlamakla tehdit ederek sizden para talep ediyor, sizi belirli bir davranışa zorluyor veya sizinle birlikte olmaya zorluyorsa, bu durumda şantaj suçu işlenmiş olur. Şantaj suçu, tehdit ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarıyla iç içe geçmiş, bileşik bir suç tipidir ve cezası oldukça ağırdır. Bu suç da şikâyete bağlı değildir; savcılık re’sen soruşturma başlatır.
Kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi de ayrı bir suç tipi olarak TCK’nın 136. maddesinde düzenlenmiştir: “Kişisel verileri, hukuka aykırı olarak bir başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” Gizli kamera ile elde edilen görüntü kayıtlarınız, 6698 sayılı KVKK’nın 3. maddesi uyarınca kişisel veridir. Bu görüntülerin rızanız dışında kaydedilmesi ve saklanması, TCK m. 136’da düzenlenen suçu oluşturur ve failin cezasının, içtima kuralları çerçevesinde artmasına yol açar.
Konut dokunulmazlığını ihlal suçu ise, TCK’nın 116. maddesinde düzenlenmiştir. Eğer gizli kamera, sizin konutunuzun içine, sizin rızanız dışında yerleştirilmişse, bu eylem aynı zamanda konut dokunulmazlığını ihlal suçunu da oluşturur. Bu suçun cezası altı aydan iki yıla kadar hapistir ve şikâyete bağlıdır.
Delil Toplama ve Belgeleme
Gizli kamera kayıtlarıyla tehdit edildiğinizi fark ettiğiniz anda, atmanız gereken ilk ve en önemli adım, delilleri toplamak ve muhafaza etmektir. CMK’nın 217. maddesi uyarınca hâkim, yalnızca hukuka uygun şekilde elde edilmiş delillere dayanarak karar verebilir. Tehdit ve şantaj mesajları, doğası gereği dijital ortamda bulunduğu için, delillendirme süreci özel bir dikkat ve özen gerektirir. Tehdit mesajını aldığınız anda, bu mesajın ekran görüntüsünü, tarih ve saat bilgisi görünecek şekilde alın. Ekran görüntüsünü alırken, mesajın gönderildiği platformun arayüzünün tam olarak göründüğünden, gönderenin kullanıcı adı, profil fotoğrafı ve telefon numarası gibi kimlik bilgilerinin net olduğundan emin olun. Yalnızca tehdit veya şantaj içeren mesajı değil, mümkünse gönderenin profil sayfasını, varsa önceki konuşmaları ve mesajın bağlamını gösteren tüm ekran görüntülerini alın. Bu ekran görüntülerini, bilgisayarınızda güvenli bir klasörde, harici bir bellekte ve bulut depolama hizmetinde olmak üzere en az üç farklı yerde yedekleyin. Ayrıca, ekran görüntülerini bir USB belleğe veya CD’ye kaydederek fiziksel bir kopyasını da oluşturmanız, savcılığa sunmanız açısından faydalı olacaktır.
Eğer tehdit telefonla yapıldıysa, mümkünse görüşmeyi kaydedin. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun yerleşik içtihadı uyarınca, bir suçun ispatı amacıyla, hukuka aykırı bir müdahale olmaksızın alınan ses kayıtları hukuka uygun delil sayılır. Ancak bu kaydı başkalarıyla paylaşmaktan kaçının; yalnızca yetkili makamlara sunmak üzere saklayın. Operatörünüzden HTS raporu talep ederek, tehdit eden numaranın sizi hangi tarih ve saatlerde, kaç kez aradığını gösteren resmî bir belge de elde edebilirsiniz. Tehdit eden kişi, elinde olduğunu iddia ettiği gizli kamera kayıtlarından kesitler veya örnek görüntüler gönderdiyse, bu medya dosyalarını da derhal cihazınıza indirin ve güvenli bir şekilde yedekleyin. Bu görüntülerin, sizin bulunduğunuz ortamı, kıyafetlerinizi veya diğer ayırt edici unsurları göstermesi, kayıtların gerçekten var olduğunu ve size ait olduğunu kanıtlayan güçlü bir delil olacaktır. Ayrıca, bu görüntülerin çekildiği mekânın özelliklerini, tarihini ve saatini not alın.
Eğer gizli kameranın nerede olduğunu tespit edebilirseniz, kameranın kendisine dokunmadan, bulunduğu yeri ve konumunu fotoğraflayın. Kameranın varlığını ve yerini gösteren bu fotoğraflar, izinsiz kayıt yapıldığının en somut delili olacaktır. Ancak kameraya veya bağlı olduğu sisteme müdahale etmeyin; bu, delil karartma olarak değerlendirilebilir. Bunun yerine, kameranın varlığını derhal kolluğa bildirin ve onların olay yerinde inceleme yapmasını sağlayın. Tehdit anında yanınızda bulunan veya tehdit mesajlarını gören kişiler varsa, onların tanıklığından faydalanabilirsiniz. Tanıkların adını, soyadını, iletişim bilgilerini not edin ve mümkünse kendilerinden yazılı bir beyan vermelerini rica edin. Tanık beyanları, özellikle failin kimliğinin tespit edilemediği veya delillerin yetersiz kaldığı durumlarda, soruşturmanın seyrini değiştirebilecek güçtedir.
Suç Duyurusu ve Başvuru Yolları
Delilleri topladıktan sonra, vakit kaybetmeden Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunmalısınız. Suç duyurusu, CMK’nın 158. maddesi uyarınca sözlü veya yazılı olarak yapılabilir. Ancak konunun karmaşıklığı ve delillerin çokluğu nedeniyle, yazılı bir dilekçe ile başvurmanız çok daha etkili olacaktır. Suç duyurusu dilekçenizde, kimlik bilgilerinizi, tehdit veya şantaj yapan kişi hakkında bildiğiniz her türlü bilgiyi (kullanıcı adı, profil bağlantısı, telefon numarası, e-posta adresi, banka hesap bilgileri), tehdit mesajlarının içeriğini, tarihlerini ve sıklığını, sizden talep edilen menfaati, bu mesajların sizde yarattığı psikolojik etkiyi ve elinizdeki tüm delillerin bir listesini ayrıntılı olarak belirtmelisiniz. Dilekçenize, ekran görüntülerinin çıktılarını, varsa ses kayıtlarının bulunduğu CD veya USB belleği, banka dekontlarını, tanık bilgilerini ve diğer delilleri eklemelisiniz. Dilekçenizde, özellikle TCK m. 134 (özel hayatın gizliliğini ihlal), TCK m. 106 (tehdit), TCK m. 107 (şantaj) ve TCK m. 136 (kişisel verilerin hukuka aykırı ele geçirilmesi) kapsamında soruşturma yürütülmesini talep ettiğinizi açıkça belirtin.
Savcılık, suç duyurusunu aldıktan sonra CMK m. 160 uyarınca soruşturma başlatacaktır. Soruşturma kapsamında, savcılık sosyal medya platformuna veya ilgili servis sağlayıcıya müzekkere yazarak tehdit mesajlarını gönderen kullanıcının IP adresi, kayıtlı e-posta adresi, telefon numarası gibi kimlik bilgilerini talep edecektir. 5651 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca, içerik ve yer sağlayıcılar bu bilgileri talep üzerine adli makamlara sunmakla yükümlüdür. Ayrıca, sizin ihbarınız üzerine, kolluk güçleri gizli kameranın bulunduğu yerde arama ve el koyma işlemi yaparak, kamerayı ve kayıt cihazlarını incelemek üzere alabilir. CMK’nın 134. maddesi uyarınca, bu tür dijital cihazlara el konulabilmesi için hâkim kararı gereklidir.
Görüntülerin Yayılması Halinde İçeriğin Yayından Kaldırılması ve Erişimin Engellenmesi
Tehdit eden kişi, tehdidini gerçekleştirerek gizli kamera kayıtlarınızı internette yayınlamışsa, bu içeriğin bir an önce yayından kaldırılması ve erişimin engellenmesi için ivedilikle harekete geçmeniz gerekir. 5651 sayılı İnternet Kanunu’nun 9. maddesi, özel hayatın gizliliğini ihlal eden içeriklere karşı özel ve hızlı bir başvuru yolu öngörür. Bu madde uyarınca, özel hayatının gizliliğinin ihlal edildiğini iddia eden kişiler, doğrudan Erişim Sağlayıcıları Birliği’ne başvurarak içeriğe erişimin engellenmesini talep edebilir. Birlik, başvuruyu aldıktan sonra en geç yirmi dört saat içinde karar vermek zorundadır. Bu başvuru yolu, mahkeme kararına gerek olmaksızın, doğrudan idari bir mekanizma aracılığıyla içeriğin yayından kaldırılmasını sağladığı için son derece etkilidir.
Bunun yanı sıra, içeriğin bulunduğu sosyal medya platformuna veya web sitesine doğrudan başvurarak da içeriğin kaldırılmasını talep edebilirsiniz. Hemen hemen tüm platformlar, özel hayatın gizliliğini ihlal eden, rıza dışı paylaşılan içeriklerin kaldırılması için başvuru formları sunar. Bu başvuruyu yaparken, içeriğin size ait olduğunu ve rızanız dışında paylaşıldığını kanıtlayan belgeleri sunmanız, süreci hızlandıracaktır.

Koruma Tedbirleri ve 6284 Sayılı Kanun
Gizli kamera kayıtlarıyla tehdit edilme eylemi, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında da değerlendirilebilir. Kanun’un 2. maddesindeki “şiddet” tanımı, fiziksel, cinsel, psikolojik veya ekonomik her türlü tutum ve davranışı kapsar. Gizli kamera kayıtlarının ifşa edilmesi tehdidi, mağdur üzerinde yoğun bir psikolojik baskı oluşturduğu için, bu tanımın içine girer. Eğer tehdit eden kişiyle aranızda ailevi bir bağ, duygusal bir ilişki veya yakın bir tanışıklık varsa ya da ısrarlı takip mağduruysanız, Aile Mahkemesinden koruma tedbiri talep edebilirsiniz. Mahkeme, failin sizinle iletişim kurmasını yasaklayabilir, sosyal medya üzerinden size mesaj göndermesini veya sizi etiketlemesini engelleyebilir, hatta size belirli bir mesafeden fazla yaklaşmasını yasaklayabilir. Bu karara aykırı davranılması halinde, fail hakkında 3 ila 10 gün arasında zorlama hapsi uygulanır (m. 13). Koruma tedbiri talebi için Aile Mahkemesine bir dilekçe ile başvurmanız yeterlidir; başvuru harcı alınmaz.
Fiziksel ve Dijital Güvenlik Önlemleri
Gizli kamera tehdidi altındayken, hukuki yollara başvurmanın yanı sıra, fiziksel ve dijital güvenliğinizi artırmak için de acil önlemler almanız gerekir. Yaşadığınız veya çalıştığınız mekânları, gizli kamera bulunabilecek noktalar açısından dikkatlice inceleyin. Şüpheli görünen nesneleri, duman dedektörlerini, prizleri, dekoratif eşyaları ve özellikle size doğru yönlendirilmiş küçük deliklere sahip nesneleri kontrol edin. Gizli kamera tespit cihazları veya akıllı telefon uygulamaları da bu konuda size yardımcı olabilir. Evinizin ve iş yerinizin kapı ve pencerelerini sağlam kilitlerle donatın, mümkünse güvenlik kameraları ve alarm sistemleri kurun. Dijital güvenliğiniz için, tüm hesaplarınızda en az 12 karakter uzunluğunda, büyük harf, küçük harf, rakam ve özel karakterler içeren güçlü ve karmaşık şifreler kullanın. Hiçbir hesabınızda aynı şifreyi kullanmayın; her platform için benzersiz bir şifre belirleyin. Mümkün olan her platformda iki faktörlü kimlik doğrulamayı (2FA) etkinleştirin. Sosyal medya platformlarındaki gizlilik ayarlarınızı gözden geçirerek profilinizi herkese açık olmaktan çıkarın ve yalnızca tanıdığınız, güvendiğiniz kişilerin içeriğinizi görmesini sağlayın. Evinizdeki Wi-Fi ağınızı güçlü bir şifreyle koruyun ve misafirler için ayrı bir ağ oluşturun.
Manevi Tazminat Davası
Gizli kamera kayıtlarınızın tehdit aracı olarak kullanılması, kişilik haklarınıza yönelik ağır bir saldırıdır ve manevi tazminatı gerektirir. Türk Borçlar Kanunu’nun 58. maddesi uyarınca, kişilik hakkı hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kişi, uğradığı manevi zarara karşılık uygun bir miktar paranın tazminat olarak ödenmesini talep edebilir. Bu dava, Asliye Hukuk Mahkemesinde açılır ve failin kusuru, eylemin ağırlığı, mağdurun yaşadığı elem ve ızdırabın derecesi gözetilerek hâkim tarafından takdir edilen bir tazminata hükmedilir. Manevi tazminat davası, ceza davasından bağımsız olarak açılabileceği gibi, ceza mahkemesinde de ileri sürülebilir.
Gizli kamera kayıtlarıyla tehdit edilmek, insanın en mahrem alanına yönelik ağır bir saldırıdır. Ancak bu saldırı karşısında çaresiz değilsiniz. TCK’da tanımlanan özel hayatın gizliliğini ihlal, tehdit, şantaj, kişisel verilerin hukuka aykırı ele geçirilmesi ve konut dokunulmazlığını ihlal suçları; 5651 sayılı Kanun’daki erişim engelleme mekanizmaları; 6284 sayılı Kanun’daki koruma tedbirleri ve TBK’da öngörülen manevi tazminat davaları, size çok boyutlu bir hukuki koruma sağlamaktadır. Önemli olan, paniğe kapılmadan, sistematik bir şekilde delilleri toplamak, bu delilleri muhafaza etmek ve vakit kaybetmeden yetkili makamlara başvurmaktır. Unutmayın ki, susmak ve geri çekilmek, faili yalnızca daha da cesaretlendirir. Hukuk, sizin yanınızdadır; yeter ki ona ulaşmayı bilin.
Sıkça Sorulan Sorular
Gizli kamera kayıtlarının bende olduğunu iddia eden kişiye para ödedim, paramı geri alabilir miyim? Tehdit eden kişiye para transferi yaptıysanız, derhal bankanızı arayarak işlemin iptalini talep edin. Banka, alıcı hesap üzerinde bloke koyabilir. Ancak para çekilmişse, geri alınması için savcılığa suç duyurusunda bulunmanız ve akabinde hukuk mahkemesinde tazminat davası açmanız gerekir. Ceza davasında failin kimliği tespit edilir ve mahkûm olursa, mahkeme aynı zamanda ödemeye de hükmedebilir. Unutmayın ki, şantajcıya para ödemek, onu durdurmaz; aksine, sizi sürekli bir gelir kaynağı olarak görmesine ve taleplerini artırmasına yol açar.
Gizli kameranın nerede olduğunu bilmiyorum, yine de suç duyurusunda bulunabilir miyim? Evet, kesinlikle bulunabilirsiniz. CMK’nın 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısı, faili meçhul de olsa soruşturma başlatmakla yükümlüdür. Tehdit mesajlarındaki IP adresi, telefon numarası, sosyal medya hesap bilgileri gibi dijital izler üzerinden failin kimliği tespit edilebilir. Failin kimliğini veya kameranın yerini bilmiyor olmanız, suç duyurusunda bulunmanıza engel değildir.
Gizli kamera kayıtları çoktan yayınlandı, ne yapabilirim? Öncelikle, 5651 sayılı Kanun’un 9. maddesi uyarınca Erişim Sağlayıcıları Birliği’ne başvurarak içeriğe erişimin engellenmesini talep edin. Ardından, savcılığa suç duyurusunda bulunarak failin cezalandırılmasını sağlayın. Görüntülerin yayılması nedeniyle uğradığınız manevi zararlar için tazminat davası açabilirsiniz.

Bilgilendirme Notu
Bu yazı, yasal haklarınızı öğrenmeniz ve bilinçlenmeniz amacıyla, sosyal sorumluluk bilinciyle ve toplumsal fayda gözetilerek hazırlanmıştır. Yazının iş elde etme amacı bulunmamaktadır. Ancak, okuduğunuz yazıyla ilgili herhangi bir hukuki sorununuz veya sorularınız varsa, aşağıdaki iletişim bilgilerimizden ya da İletişim Sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.
Gizlilik
Avukatlık mesleğinin en önemli etik ilkelerinden biri gizlilik olup, hukuk büromuz; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu ile belirlenen gizlilik ve sır saklama ilkesini büyük bir özen ve hassasiyet göstererek uygulamaktadır. Bununla beraber ofisimiz, müvekkillere ait bilgi, belge ve verileri sır tutma yükümlülüğü ve veri sorumluluğu kapsamında gizli tutmakta, üçüncü kişilerle ve kurumlarla hiçbir durumda ve hiçbir şekilde paylaşmamaktadır. Bu bağlamda ofisimiz, dava dosyaları ile ilgili sır saklama yükümlülüğüne uyulacağını yazılı olarak da ilke edinmiştir.
Bu makale, Ankara Barosu’na kayıtlı Avukat Nasuh Buğra Karadağ tarafından, yalnızca bilgilendirme amacıyla kaleme alınmıştır. Avukat Nasuh Buğra Karadağ, Ceza Hukuku ve Bilişim Hukuku alanlarında uzmanlaşmış olup, Türkiye Barolar Birliği sicil numarası 166589 ve Ankara Barosu sicil numarası 36075 ile kayıtlıdır. Yayınlanmış eserleri arasında, Seçkin Yayınevi tarafından Nisan 2024’te yayımlanan Dijitalleşme Çağında Hukuk: Yeni Teknolojilerin Hukuk Sistemlerine Etkileri adlı kitabı ile yabancılara Türk hukuk sistemini temel düzeyde anlatmak amacıyla hazırladığı ücretsiz e-kitaplar Turkish Civil Law Handbook for Foreigners, Turkish Criminal Law Handbook for Foreigners ve Turkish Business Law Handbook for Foreigners yer almaktadır. Hukuki hizmetlerinin resmiyetini ve yetkinliğini teyit etmek isteyen kişiler, Türkiye Barolar Birliği’nin resmi web sitesi (www.barobirlik.org.tr) veya Ankara Barosu’nun çevrim içi platformları aracılığıyla doğrulama yapabilirler. Bu makalenin tüm hakları Av. Nasuh Buğra Karadağ’a aittir. İzinsiz kopyalanması, başka bir sitede yayınlanması veya herhangi bir şekilde çoğaltılması halinde, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca maddi ve manevi tazminat davası başta olmak üzere tüm yasal haklarımız saklıdır. Makale içeriğindeki bilgiler hukuki danışmanlık niteliği taşımaz, güncel mevzuat ve içtihat değişiklikleri için mutlaka bir avukata danışınız.